Giriş Sayfanız Yapın       E-posta      Sık Kullanılanlara Ekle          

 
---
   BÜNYAN'da HALICILIK
 
  
     Bünyan halılarında renkler ve kök boyası
  
  Bünyan halılarının özellikleri
  
  Bünyan'da halı kapasitesi ve ekonomiye katkısı
 
 


             BÜNYAN HALILARINDA RENKLER VE KÖK BOYASI

            Türk halılarının kendine has motif özellikleri halılarda kullanılan malzeme ve dokuma şeklindeki kalitenin iyi olması pazarlardan devamlı istenmesine sebep olmuştur.

            Halı motiflerinde kullanılan renkler çok önemlidir. Bu renkleri elde edebilmek için kullanılan tabii kök boyalarla birlikte çeşitli yabancı maddeler halıların uzun müddet parlak ve canlı kalmalarını sağlamıştır. Motiflerde kullanılan renklerde dikkati çeken bir husus kırmızı rengin çok kullanılmasıdır. Türklerin en sevdiği renk olarak bilinen kırmızı rengin zenginlik, asalet sembolü olması bu rengin sık sık kullanılmasına sebep olmuştur. Kırmızı rekten sonra sarı, mavi, yeşil, siyah ve beyaz renklerde ağırlıklı bir şekilde kullanılmıştır.

 Günümüzde sentetik boyaların kullanılması halıların eski özelliğini kaybettirmiştir. Evvelce halılarda kullanılan bütün malzeme yün iken bu gün pamukla yün bir arada kullanılmaktadır.

Doğal boyalarla imal edilen halılar sentetik halılarla imal edilenlere göre uzun yıllar canlı, sağlam ve kullanışlı olmaktadırlar.

Doğal boyalar öteden beri dokumacılıkta kullanılan yün, pamuk, ipek gibi doğal liflerin renklendirilmesinde XIX. Yüzyılın ortalarına kadar yani sentetik boyaların keşfine kadar aralıksız olarak kullanıldığı biliniyor. Doğal boya tabiatta bulunan çeşitli bitkilerin ve böcekleri... içerdiği boya maddelerden yararlanılarak yapılan bir işlemdir. Söz konusu boya maddesi bitkilerin kök, gövde, yaprak, çiçek ve meyveleriyle bazı böcek türü canlılardan elde edilmekte, kullanma şekli ise gerek taze gerekse kurutulmuş olarak değerlendirilmektedir.

Tabiatta boyar maddeli pek çok bitki vardır. Ancak hem canlı renkler veren hem de ışığa, suya ve yıkanmaya karşı haslık derecesi sağlayan bitkiler ile canlı diğer maddeler en değerli olanlardır. Bunların sayısı ise çok değildir. Bu tür canlılar geçmiş yıllarda özel olarak yetiştirilmişler ve ülkeler arasında önemli bir alış veriş metası olmuşlardır. Osmanlı döneminde Bünyan’da Cehri bitkisi özel bahçelerde yetiştirilerek ihraç yapılmakta idi. Tarih boyunca değerli kabul edilen boya maddeleri ve boyama işleminde kullanılan yardımcı maddeleri ( Mordanlar ) şu şekilde sıralayabiliriz:

A-Sarılar : Saçıkıbrızla mordanlanmış 1 kg yün, 1,5 kg sütleğen bitkisiyle bir saat kaynatılırsa kirli sarı dediğimiz pastel bir renk elde edilir.

Şapla mordanlanan 1 kg yün, 1 kg kuru zeytin yapraklarıyla bir saat kaynatılırsa limon sarısı elde edilir.

500 gr ısırgan otu yaşken toplanır , şapla moradnlanmış yünlerle 1 saat kaynatılır ve bir gece aynı suda bırakılırsa elde edilen renk sarı pasteldir.

Bunlardan başka fındık yapraklarının kurusundan, vişne ağacı yapraklarından, nar çiçeklerinden, ada çayı, kuru soğan ve saman çöplerinden sarı rengin çeşitli tonları elde edilir.

B-Kırmızılar: Yün iplerini boyamadan evvel şapla mordan yapılır. 100 kısım iplik, %8 oranında sap, 95 oranında tartarik asit ( Kremtartar ) suda eritilerek yünler bu sıvı ile 1,5 – 2 saat kaynatılır. Diğer taraftan kök boyadan belli bir miktar hazırlanır. Hangi koyulukta kırmızı istiyorsak ona göre bir ayarlama yaparak daha parlak kımızılar için sönmüş kirece de ihtiyaç duyulur. Boyanacak iplikler önce yarım saat bu şekilde hazırlanmış sıvının içerisine bırakılır. Bir saat kaynattıktan sonra çıkartıp kontrol ettiğimizde Edirne kırmızısı denilen renge ulaşmışsak işleme son verilir. Bir gece kazanda kalan yünler ertesi gün kurutup yıkadığımızda ve bolca çalkalayarak kuruttuğumuz zaman, parlak kromatik bir kırmızı elde edilir.

Yünleri şapla mordanladıktan sonra kök tozuyla kaynatırken daha koyu kırmızı elde etmek için bir miktar saçıkıbrız eriterek içine atarız. Böylece bakır kırmızısı elde ederiz.

Bundan başka soğan kabuklarından, kına tozundan vs. bitkilerdende kırmızı rengi elde etmek mümkündür.

      C-Mavi : Bu rengi veren bitki “ İndigofera Tinctoria “ denilen ve Doğu Hindistan’da yetişen çivit boyasıdır. Elde edilecek olan renk bitkinin yapraklarında bulunmaktadır. Bizim memleketimizde yetişen ise “ İsatis Tintoria “ dır.

Çivit boya bitkisi çiçek açmadan evvel dalları kesilir; üst üste gelmek üzere 45-50 derece sıcaklıktaki suya batırılır. İki üç saat sonra boya çıkmaya başlar. Bu sıvı daha sonra başka bir kaba aktarılarak , daha da saflaştırılır. Filtre edilir ve mat hale getirilir.

Evvelce çivit boya fermantasyon suretiyle elde edilirdi. Bu yöntemle kireç ve soda eriyiği ile fermante edilip sonra oluşacak eriyiğe boyanacak yünler batırılıp çıkarıldıktan sonra havanın tesiriyle boya oluşurdu. Bu usül oldukça güç olduğundan şimdi daha basit olan Hidrosülfit mordanıyla boya oluşmaktadır. İndigo mavisi denilen bu renk ışıktan etkilenmez. Sekiz on asırlık çivit zeminli antika halılar bu gün dahi en canlı örneklerdendir.