|
BÜNYAN'da HALICILIK
Bünyan’ın halılarının tarihi gelişim
evrelerini sağlam olarak tesbit edebilmemiz için dünya halıcılığının
doğuşu gelişim evrelerinin mekanla ilişkisini oratya koymak gerekir.
Prof. Dr.
Oktay Aslanapa, “ Halı dünya medeniyetine Türklerin hediyesidir . ”
der. Aksi mümkün olmayan bu tesbit doğrultusunda Bünyan’da halıcılığın
gelişimi Türklerin Orta Asya’dan göçleri ve neticede Selçuklularla
Anadoluyu yurt olarak tercih etmeleriyle aynı eş zamana düşer.
Bünyan’a
Türklerin kesin olarak hangi tarihlerde geldikleri bilinmemektedir.
Ancak gerek Kayseri’de gerekse Bünyan’da Kuman ( Kıpçak ), Hazar, Saka
ve Uz Türklerine ait yer adları 1071 yılından çok daha önceleri bu
bölgeye türklerin yerleştiklerini göstermektedir. ( Saka, Erek, Sıvgın
Bünyan’da köy adı; Saka Uz, Isıbıdın Kayseri’de köy adıdır; Uz, Tortin
Bünyan’da mevki adıdır. ) Bu bölge 1071 Malazgirt zaferinden sonra
1086 yılında Mehmet Gümüştekin Gazi tarafından feth edilip Danışmentli
Beyliğine bağlanmışve Türkleştirilmiştir.
Halılar
üzerinde araştırmalar henüz çok yeni olmasına rağmen elde edilen
bilgiler halıcılığın doğduğu yerin Orta Asya Türklerinin yaşadığı
bölgeler olduğunu göstermiştir. Avcı göçebe olarak yaşayan bu kavimler
ilk zamanlar avladıkları hayvanların postlarını kullanıyorlardı. Fakat
daha sonra çoban göçebe haline gelince, hayvanların yünlerinden elde
ettikleri yün iplikleri, uçları dışarı doğru sarkar şekilde
düğümleyerek, suni post yapmak yönünde bir dokumaya gittiler. Bu
şekilde düğümlü halıların en ibtidâi şekli keşfedilmiş oldu. Desenin
ortaya çıkması için bu sarkan uçların kesilmesi gerekliydi. Bunun ne
zaman olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Ancak daha sonra çok büyük
gelişme gösterecek olan düğümlü halı tekniğinin ilk olarak Orata
Asya’da Türklerin bulunduğu bölgede gelişmeye başlamış olması çok
önemlidir. Son yıllarda Sibirya’da Altayların eteklerinde Pazırık
Kurganlarından beşincisinde, Rus arkeoloğu tarafından bulunmuş olan
bir halı, özellikleri ile dikkati çeker. M.Ö. 5-3. y.y. yapıldığı
tahmin edilen bu halı kurganın içine dolan suların donarak buzul
haline gelmesi ile muhafaza edilerek zamanımıza kadar gelmiştir.1,83 X
2 m boyutlu kareye yakın halı “ Gördes Türk Düğümü “ yapılmış olup dm²
de 3600 düğüm vardır. Pazırık bölgesinden bulunan bu halı
bordürlerinde görülen gnifon, sığın geyiği süvari figürleri ile
zeminedeki Lotus-Palmetli kare dolgular halı desenindeki çeşitli
etkiler gösterecek yönde değerlendirilmektedir.
Orata Asya
Türk boyları halılarda kullandıkları motifler genelde hayvan
motiflerinden at motiflerine, hayvanların boğuşurken gösteren
süslemelere yer verdikleri ayrıca savaş aleti olarak kullandıkları ok,
yay, mızrak ve buna benzer aletlerin motif olarak kullanıldığı kurgun
bulgularından anlaşılmaktadır. Türkler ana yurtlarından sahip
oldukları kültür unsurlarını göç ettikleri bölgelere taşımışlardır.
Günümüzde bu gelişimin izlerini halı motifleri üzerinde takip
edebileceğimiz gibi Göktürk Kitabelerinden Anadolu’da bulunan mezar
taşlarına kadar güçlü Orta Asya kökenli kültür unsurlarının
yansımalarını görmek mümkündür. Prof. Dr. Orhan Türkdoğan hocanın
belirttiği gibi Ahlat Selçuk mezarlığı beşik veya sivri balbalları
andıran mezar taşları yöreye Kırgız ve Yenişey havalisini andıran bir
görünüm kazandırmaktadır.Bine yakın sütunları andıran mezarlarıyla
Ahlat Orkun Abidelerinin İslamlaşmış kimliğidir.
Araştırma
sahamız olan Bünyan ilçe mezarlığındaki eski mezarlardaki benzerlikler
bir milletin örfüyle, adetleriyle, dünya görüşüyle, mimarisiyle
devamlılığının en büyük kanıtıdır. İfade etmeye çalıştığımız bu
hususları Kaşgarlı Mahmut şu veciz sözüyle özetlemektedir: “ Toprak
değişir, töre değişmez. “
Halı
Divan-ı Lügati-t Türk’te “ Kalı “ veya “ Kalıng “ şeklinde
belirtilmiştir. Bu kelime bu gün Bünyan’da kullanılan “ Kalın “
kelimesinden başka bir şey değildir. Manası, gelinin başlıca çeyizi
halı olduğuna göre Kalın/Kalıh ile halı kelimelerinin birbiriyle
ilişkisi ortaya çıkmış olur.
Buraya
kadar halıcılığın genel manada gelişimini belirttikten sonra Bünyan
halıcılığı ve özelliklerini belirtmeye çalışacağız.
Bünyan
halıda ismini duyurması, Bünyan’ın yerleşim yeri olarak büyümesiyle ve
buna bağlı olarak halı üretiminin artmasıyla başlar. Bünyan
halılarının kendine özgü motifleri vardır. 18 ve 19. yy. larda nüfusun
artmasıyla üretimde artmıştır. O zamanlarda ilçede kilim, ipek
halıcılığı ve yünlü halılarda dokunmakta imiş. Bünyan halıcılığının
gerçek anlamda atılım yapması ise 20. yy. 1914-1916 yıllarında
gerçekleşmiştir. Bu tarihlerde kilim tezgahları tarafından halı
dokunmasına uygun hale getirilmiş, kilim ve ipek halı dokumacılığı ise
kaybolmuştur. Kök boya kullanımıda çok kısa bir süre daha devam
etmiştir. 1926 yılında Bünyan halı ipliği fabrikası kurulmasıyla da
tarihe karışmıştır.
Bu gün
bünyan’da kök boya kullanan ve üretimini yapan tek kişi Ş.
Hacıpaşaoğlu’dur.
1932
yılında iplik fabrikasının Sümerbank’a satılmasıyla battaniye ve yünlü
dokumaya çevrilmesi sonucu bir dönem İngiltere’nin Manchester
şehrinden iplik getirilir. İşin ilginç tarafı İngilizlerin bu
iplikleri boyamak için Bünyan’da bol bol yetişen ve kök
boyamacılığında kullanılan Cehri isimli bitkiyi 19 yy. bu bölgeden
alıpgötürmüşlerdir. Özellikle Sarı Cehri denilen tür, ipekli ve
pamukluların boyanmasında kullanılıyordu. Halk arasında Mancester diye
ün yapan halılar İngilizlerden getirilen iplerle yapılan halılardır.
Bu gün
halıcılığın bu altın devri Bünyanlıyı kooperatifçiliğe yöneltmiştir.
Ancak bu yüzden devam ettirilememiştir. Günümüzde Bünyan’da halıcılık
ev halıcılğı olarak devam etmektedir. Halıcı esnaflar tezgahları
hazırlayıp halı dokuyan ailelere dağıtmakta gerekli iplikler
verilmekte bu sistem içerisinde halılar imal edilmektedir. Herhangi
bir atölye veya fabrika türü üretim söz konusu değildir. |